Tasarruf ve Finansal Özgürlük Yolu: Seçkin Bey ile Röportaj

Tasarruf ve Finansal Özgürlük Yolu: Seçkin Bey ile Röportaj

Herkese merhaba. twitter üzerinden yaptığım “Aldığınız bütün gelirleri düşündüğünüzde bu yıl şimdiye kadar Tasarruf ile yatırıma aktardığınız oranınız nedir?” sorusu anketi sonucu ortaya çıkan; %50 tasarruf yapabilen kişilerin yorumlarını gördükten sonra bundan inanılmaz derecede mutlu oldum. Ve bu konuda söyleyecekleri olacak kişiler ile röportaj yapmak istediğimi ilan ettim. Ve içlerinden cesur olup kitlesel bir fark yaratmaya inananlar da bu çağrıma cevap vererek bu sizden gelenler röportaj serisini başlamasına vesile oldu. Umarım bu röportajlar sonucunda bu yolda karşınıza çıkacak sorunlar, fırsatlar veya her ne olursa bir ışık tutma görevini görür. Şimdi vaktinden feragat edip röportaj metnine  yaptığı dönüş sayesinde  Seçkin Bey ile  yaptığımız röportajına geçelim. İyi okumalar!

Sabit Gelirli : Merhaba, öncelikle twitter’da paylamış olduğum anket sonrası yaptığınız tasarruf oranını görünce bu harika dedim. Ve sizinle bir röportaj yapayım ve herkese örnek olsun istedim. Siz de bunu kabul ettiniz. Size hem başarınızdan dolayı  tebrik, hem de cesur olup röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.  Şimdi dilerseniz başlayalım. Kimsiniz, evli misiniz, neler yaptınız bugüne kadar, şuan ne iş yapıyorsunuz, size sosyal medyada ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilir. Lütfen sizi bir tanıyalım?

Seçkin Bey: Merhaba, oncelikle roportaj teklifiniz icin tesekkur ederim. Kisaca kendimden bahsedeyim. Adim Seckin Simsek, bilgisayar muhendisiyim ve su anda Ingiltere’de yasiyorum. Buraya 5 yil once doktora yapmak icin geldim ve 1 yildir da doktora sonrasi arastirmaci olarak calisiyorum. Evliyim, esim de bilgisayar muhendisi ve su anda doktora yapiyor. Sosyal medyada sadece Twitter kullaniyorum kendi adimla (SeckinSimsek3). Cok aktif paylasim yapmiyorum twitterda, genelde okuyucu olarak bulunuyorum.

Sabit Gelirli :  Tasarruf oranınız %50 üzerinde. Bu harika bir başarı! Bunu ne kadar yıldır sürdürüyorsunuz?  Yıllara göre bu  gelişiminiz nasıl oldu? Sizce neden ve Nasıl başarıyorsunuz?  Bunu kolaylaştıran bir sisteminiz mi var? Nelerden yararlanıyorsunuz(uygulama, app vb. gibi)? Sizin kullandığınız birkaç önemli ipucu var mı bizimle paylaşabileceğiniz?

Seçkin Bey: Tasarruf yapmaya evlendikten sonra basladim acikcasi. Evlendigim zaman ben de esim de Turkiye’de ozel firmalarda calisiyorduk. Genelde benim maasim gecinmemize yeterli oluyordu ve esimin maasinin cogunlugunu biriktiriyorduk. O zamanlar yatirim kulturum pek olmadigi icin genelde vadeli mevduatta duruyordu paramiz. Yatirima ise Nisan 2019’da basladim. Aslinda yatirima baslama sebebim Turkiye’de sahip oldugum arabami satmam ile elime gecen parayi nasil degerlendirecegimi dusunmek uzerine basladi.

Daha once hic elime yuklu bir para gecmemisti ve artik bu parayi yatirimla degerlendirmenin yollarina bakmaya baslamistim. Yatirima basladiktan sonra tabi ki klasik olarak cok bilinen yatirim ve tasarruf kitaplarini okumaya basladim. Bu kitaplarin etkisi ile daha duzenli tasarruf etme modeline gecis yaptim. Yani baktigimiz zaman aslinda 1 yildir duzenli tasarruf yapiyorum diyebiliriz. Tasarruf oranim da acikcasi covid doneminde bu duzeylere geldi. Evde su anda tek maas oldugu icin tasarruf oranim covid olmayan donemlerde genelde %15-20 civari iken, covid doneminde epey artti.

Nasil tasarruf ettigime gelirsek, oncelikle sadece ihtiyacim olan seyleri satin almaya yonelik tutumumun etkili oldugunu dusunuyorum. 2013 yilinda aldigim spor ayakkabilarim hala sapasaglam duruyor mesela ve degistirmek icin bir sebep gormuyorum. Kiyafet konusunda mesela eger bir kiyafetim yiprandiysa veya uzerime olmuyorsa, o kiyafeti elden cikarip yerine yenisini ekliyorum. Tabi ki bazen gezerken insanin begendigi kiyafet de oluyor. Begendigim ve fiyatina degdigini dusundugum bir kiyafet gorursem aliyorum ancak karsiliginda dolabimdan eskimis bir kiyafeti cikariyorum. O yuzden giyecek sayim genelde ayni kaliyor diyebiliriz.

Elektronik esya alacagim zaman genelde 2. el veya refurbished almaya calisiyorum. Burada mesela bir urun alindiginda eger memnun kalinmazsa 30 gun icerisinde geri iade yapilabiliyor ama kanunen iade edilen urun yeni olarak satilamiyor. Bu yuzden neredeyse hic kullanilmamis telefonumu 2017 yilinda sifirinin yari fiyatina aldim ve hala da degistirmeyi dusunmuyorum. Ayni sekilde mesela 2. el Nintendo Switch aldim bu yil icinde ve kullanimim bittiginde de tekrar satmayi dusunuyorum.

Duzenli tasarruf olarak yaptigim sey aslinda epey basit. Esimin hesabinda hesapta olmayan harcamalar icin belli bir miktar para her zaman nakit olarak duruyor. Bu paraya genelde dokunmuyoruz, dokundugumuz zaman da bir sonraki ay kullanilan kadarini tamamlamaya calisiyoruz. Bunun haricinde aylik harcama miktari genelde belli. Ingiltere’de yasamanin avantaji var bu konuda, enflasyon dusuk oldugu icin aylik giderler aydan aya cok fark etmiyor.

Bunun haricinde mesela elektrik ve gaz faturalari icin her ay farkli bir fiyat odemeye gerek olmuyor burada. Her ay enerji saglayici firmanin tahminleri dogrultusunda sabit bir ucret hesaptan kesiliyor. Sayac okuma isi burada kullanicinin sorumlulugunda. Sayaci okuyup her ay ne kadar harcadiysaniz o kadar odeyebiliyorsunuz ama ben genelde sabit bir ucret oduyorum, eger odedigimden az kullandiysam 6 ayda bir odedigim miktarda ayarlama yapiyorum. Mesela 2019 yilinin 2. ceyreginde enerji icin ayda 40 pound oderken 2020 yilinda aylik 35 pound oduyorum. Aylik kullanimim ortalama bu civar oluyor ama hesap yaparken daha kolay oluyor.

Tasarruf konusuna donersek, maas gunu gelen paranin yarisini hemen yatirim hesabima aktariyorum. Kalan parayi da evin giderleri ve kendi harcamalarimiz icin kullaniyoruz. Genelde ay sonunda hesapta para da kaliyor. O kalan para genelde hesapta durmaya devam ediyor, hesapta olmayan bir harcama olursa oncelikli olarak yine benim hesabimdaki birikmis paradan kullaniyoruz, daha da yetmezse hanimin hesabina basvuruyoruz. Tasarruf ve harcama durumumu takip etmek icin SabitGelirli uygulamasini kullaniyorum, ama genelde harcamalarimi yazmayi unutuyorum. Umuyorum yakinda bunu aliskanlik haline getirebilirim.

Sabit Gelirli: Peki tasarruf konusuna hazır girmişken neler yaptığınızın yanında, neler yapmıyorsunuz? Bir de bu konuda konuşalım istiyorum. Sizin yapmadığınız şeyler neler? Bu yolda sizi sabote ettiğini düşündüğünüz veya zarar verdiğinden emin olduğunuz. Nelere dikkat ediyorsunuz demek istiyorum basitçe.

Seçkin Bey: Valla yapmadigim seyler benim degil de esimin daha fazla zannedersem. Bazen cok begendigi bir kiyafeti almak istediginde “ihtiyacin oldugunu dusunuyorsan al tabi” gibi bir yaklasimla almamaya ikna edebiliyorum. Ben acikcasi insanin kendisini cok kasip parasinin yuklu bir bolumunu tasarruf etmesinin surdurulebilir olmadigini dusunuyorum. Yani belki 1 sene gibi belirli bir sure zarfinda kemer sikma politikasi uygulanabilir ama surdurulebilir degil bence. Mesela covid oncesi cok sevdigimiz bir mekanda her hafta 1 kere kahvalti yapmaya giderdik esimle. Bunu da hic aksatmadik. Ayda bir mesela daha havali bir mekana yemege gidiyorduk. Zaten gezmeyi ikimiz de seviyoruz. O yuzden aslinda covid oncesi tasarruf oranim daha dusukken simdi disari cikma yasaklari sebebiyle yuksek oranda tasarruf edebiliyorum. Bu donemi iyi degerlendirmek aslinda cok da zor olmuyor.

Bunlar disinda gecen yil yatirima basladigimda yaptigim birkac degisiklik tasarruf oranimi epey arttirdi. Ilk ornek kahve harcamalarim. Esimle ayni binada calisiyoruz ve gunde 2ser adet latte iciyorduk. Lattenin tanesi 1.90 pound’dan gunde 7.60 ve ayda 20 is gunu sayarsak 152 pound aylik kahve harcamamiz vardi. Calistigimiz yerde espresso yapmak icin kapsullu makineler var aslinda ama sut kopurtme konusu biraz zorluk cikariyordu. Bunu da 20 pounda aldigimiz bir elektrikli sut kopurtme aleti ile cozduk. Sutun litresi de 60 pence olunca aylik 12 pounda bu isi cozduk ve 140 pound cebimizde kaldi. Aslinda dusununce en buyuk tasarruf kalemim sanirim buydu.

Bunun yaninda market alisverisinde de epey tasarruf edilebilecek durumlar yakalamak mumkun oluyor. Is ile ev arasi yuruyerek 20 dk ve yol uzerinde de alisverisimizi yaptigimiz hipermarket var. O yuzden her gun eve gelirken markete ugrayip son kullanma tarihi yaklastigi icin indirime girmis urunlere bir goz atmak bir aliskanlik haline geldi. Uygun fiyatli bir urunu buldugumuzda mesela son kullanma tarihi ayni gun olsa da alip aksam yemeginde tuketip guzel tasarruf saglayabiliyoruz. Tabi bunu anneme anlatinca cok kiziyor orasi ayri. O yuzden bunu yapmak herkese hitap etmeyebilir.

Yiyecek alisverisinde bir diger nokta da dondurulmus urunler. Burada dondurulmus urunler genelde tazesinden ucuz. O yuzden mesela dondurulmus brokoli almak hem fiyat acisindan daha iyi oluyor, hem de zaten dogranmis oldugu icin yikayip dogramaya vakit harcanmamis oluyor. Sonucta vakit nakittir 🙂

Sabit Gelirli : Tasarruflarınızı yatırımlara direkt mi aktarıyorsunuz yoksa piyasa zamanlaması mı yapmaya çalışıyorsunuz? Tasarruflarınızdan yatırıma aktardığınız tutarların bugüne kadar size kazanımları oldu mu? Bir sisteminiz var mı?  Onları çeşitlendiriyor musunuz?

Seçkin  Bey:Bu cok guzel ve cevap vermesi zor bir soru. Su anda benim birkac cesit yatirimim var. Turkiye’de hisse senedi yatirimlarim var, esimin hesabinda yatirim fonlari, eurobond ve altin aldigimiz bir portfoy var, esimle benim ayri ayri BES hesabimiz var. Bunlarin yani sira covid sebebiyle coken piyasalari gorunce dayanamayip Londra borsasinda da islem yapmaya basladim. Daha once de yurtdisi piyasalarda yatirim yapmayi dusunuyordum ancak bir kriz veya cokus durumunu bekliyordum. Yatirima basladiktan 1 yil sonra bunun gerceklesmesi de buyuk bir sans oldu. Yatirima ilk basladigim zaman hisse senedi piyasasinda aylik alimlar yapiyordum. Cunku ogrenme asamasindayken ortalama deger yaratmak riski azaltmak icin kolay bir yol.

Bu sirada bircok yazi ve kitap okudum, video seyrettim. 3 tane araci kurumun gunluk raporlarini ve hisse raporlarini gunluk okuyup takip ettim. Bir yandan da twitter’a dahil olup insanlarin paylasimlarini inceledim. Bilanco okuma ile ilgili videolardan biraz edindigim bilgi sonrasi her bilanco donemi guzel kar getiren sirketlerin bilancolarini incelemeye basladim. Twitter’dan da insanlarin bilancolarda dikkat ettikleri degisik yerleri ogrenip kendi bilanco incelemelerime uyguladim. Yatirim konusunda ogrenecek cok sey var ve bunlar vakit aliyor. Ayni zamanda yatirim isi sadece bilgi veya bilanco okuma da degil, tecrube de cok onemli bir faktor. Bu yuzden ilk yil getiri oranlarim dusuk kalsa da cok cesitlendirilmis bir portfoy ile riskimi de minimize etmeye calistim. Bence piyasada soyle bir yanilgi var. Daha yuksek risk alinca daha cok kazanacagini dusunuyor insanlar.

Bu her zaman gecerli degil aslinda. Benim dusunceme gore bazen yuksek kazanc icin biraz daha yuksek risk almak gerekir ama her yuksek riskli urun yuksek kazanc saglayacak diye bir durum yok. Bence cesitlendirme isi kisinin yatirimlarini yonetmeye ne kadar vakit ayirabilecegine gore de degisen bir durum. Onun haricinde tasarruflari guzel dagitilmis bir sepete bolmek riski azaltmak icin guzel bir secenek oluyor. Buradaki sepet yanlis anlasilmasin, hisse sepetinden bahsetmiyorum. Hisse, doviz, altin, nakit, tahvil gibi bir sepetten bahsediyorum. Sepetteki urunlerin oranlari da yerel ve kuresel ekonominin gidisatina gore sekillenebilir. Tabi bunlari takip icin cok vakit harcamak istemeyenlere guzel bir sepetten yatirim fonlari bence guzel sonuclar verir.

Sabit Gelirli : Basitçe sormak gerekirse tasrruflarınız sonucu yatırdığınız anaparaya göre şuan toplam yatırımlarınızın getirisi ne durumda? Ve bunu  kaç yılda yaptınız?(toplam varlık/anapara, x yılda)

Seçkin Bey: Ben acikcasi her yatirdigim paranin ne kadar getirdigini, hangi tarihte ne kadar ne aldigimi falan cok tutmuyorum. Hisse portfoyumde bu yil basinda bunu tutmam gerektigine karar verip bu hesabi yaptim. Sadece hisse senedi hesabima ne kadar para yatirdigima karsilik su anki hesap degerini tutuyorum, gecmise donuk veri yok yani. Temmuz 2020 itibariyle yatirdigim paraya gore %49.39 kardayim. Baslangici da Nisan 2019 alirsak iste 15 ay gibi bir sure etmis oluyor. Performansimi aylik, yillik haftalik falan olcmeye calismiyorum acikcasi cunku bu hem vakit aliyor hem de kotu gecen aylarda insanin moralini bozabiliyor bence. Fon portfoyumu covid sonrasi yaptim ve oradaki getiri de %21.53 ama ne zaman basladigimi hatirlamiyorum. Dedigim gibi cok net gunu gunune tutmuyorum bazi urunlerin getirilerini.

Sabit Gelirli : Finansal Özgürlük kavramı sizin için ne anlam ifade ediyor? Bir finansal özgürlük veya mali bağımsızlık hedefiniz var mı? Kısaca bu konuda bize bilgi verir misiniz?

Seçkin Bey: Finansal ozgurluk bence insanin yasamini surdurebilmek icin calismak zorunda olmamasi demek. Bu tabi calismama zorunlulugu demek degil. Ben acikcasi doktora yaparken 70-80 yasina kadar calisma hayali kuruyordum. Cunku sonrasinda akademisyen olup genclere ders anlatacaktim ve bunu cok seviyorum. Ancak su anda onceliklerim biraz degisti. Once finansal ozgur olup ondan sonra bu konuyu dusunmeye karar verdim. Dolayisi ile akademik bir kariyerden once endustride calisip yuksek maaslarla finansal ozgurluge ulasip ondan sonra istedigim isi yapmaya donmek daha mantikli geliyor. Belirlenmis bir hedefim yok su anda. Insan gelecek ihtiyaclarini simdiden belirleyemez diye dusunuyorum. Ileride cocugum oldugunda mesela mali bagimsizlik icin elde etmem gereken tutarin ne kadar artmasi gerektigini tahmin edemiyorum. O yuzden basit bir sekilde tasarruf ve yatirima devam. Ayrica finansal ozgurlugume kavustugumda da tasarruf ve yatirimi birakmayi dusunmuyorum, bu bence bir hayat tarzi.

Sabit Gelirli : Tasarruf oranınızın finansal özgürlük/mali bağımsızlık hedeflerinizde  katkısı olduğunu düşünüyor musunuz? Bu zamana kadar yaptığınız  tasarrufların da etkisiyle bu yolda şimdi neredesiniz? Planınıza göre hedeflerinize ulaşmanıza sizce ne kadar daha zaman var?

Seçkin Bey: Onceki soruda dedigim gibi, belli bir hedef koymadim ama 10 sene icinde finansal ozgur olsam guzel olacagini dusunuyorum. Ama 10 sene icinde bu hedefe ulasmak icin asiri kemer sikarak hayati kacirmayi da dusunmuyorum.

Sabit Gelirli : Hedeflerinize ulaştığınızda tasarruf ve yatırımlara devam edecek misiniz? Bu konuda planınız  var mı, varsa nedir?

Seçkin Bey:Tasarruf ve yatirim bir hayat bicimi. Ozellikle yatirim yaparken aldigim keyfi su anda mesela calistigim iste almiyorum. O yuzden bunlara devam edecegim.

Sabit Gelirli :Finansal özgürlük/mali bağımsızlık konusunda sizi motive eden şey nedir? Neden bunu yapıyorsunuz?  Bu yolda giderken ne tür şeylerden faydalanıyorsunuz? (kitap, dergi,blog,sosyal medya hesapları, rol model gibi…)

Seçkin Bey:

Kitap, blog ve sosyal medya hesaplari takip ediyorum genelde. Bir rol modelim yok, takdir ettigim yatirimcilar var ama rol model olarak gormuyorum. Birisini rol model olarak gormek bence insanin kendisine model olarak gordugu kisiyi limit olarak koymasi anlamina geliyor. Bunun yani sira herkesin yasam tarzi, yatirim tarzi, hayattan ve paradan beklentisi farklidir. O yuzden bence insanlari rol model olarak belirlemektense yaptiklarindan ve verdikleri tavsiyelerden ders cikarip kendimizi gelistirmeliyiz.

Sosyal medyada takip ettigim hesaplar cok cesitli. Genelde tek bir dusunce yapisina bagli kalmamaya ozen gosteriyorum. Hatta cok bilinen ustadlari da takip ediyorum. Bence insanin cok sesli bir ortamda bulunmasi ve acik fikirli olmasi cok onemli. Hem yatirim acisindan hem kisisel gelisim acisindan. Oteki turlu sadece kendi kafamiza yatan fikirlerin oldugu mekanlarda bulunursak, sadece kendi fikirlerimize hemfikir olan kisilerle konusursak baskalarina empati yapamayiz. Bu da aslinda piyasayi okumak icin gerekli diye dusunuyorum. Ingilizcede buna echo chamber deniyor. Turkcesi de sanirim yanki odasi ama kullanildigini duymadim.

Sabit Gelirli : Son olarak bugüne kadar edindiğiniz tecrübeler doğrultusunda hem tasarruf, hem yatırım hem de tüm bu sürecin psikolojisini de düşünürsek ne tavsiye vermek  veya hangi konuda uyarmak istersiniz bu yazıyı okuyanlara.

Seçkin Bey: Tavsiye verebilecek bir konumda oldugumu dusunmuyorum ama dusuncelerimi burada yazayim. Tasarruf ve yatirim isi cok bireysel bir is. Yani kisinin ne kadar tasarruf edebildigini baskalari ile karsilastirmasi bence cok dogru degil. Gunun sonunda bu insanin yasamak istedigi hayat standardini da etkiliyor. O yuzden tasarruf ederken bir kere yasadigimiz hayattan keyif almayi kacirmadan yapmak gerekli bence. Yatirim da ayni sekilde, hem vakit harcamak gereken, hem psikolojik olarak zorlu bir surec. Burada amac surdurulebilir sekilde uzun yillar yatirim yapmaya devam etmekse yatirim yapmayi ogrenmeniz ve tecrube etmeniz gerekiyor.

Bence insanlar yari yolda kalmak istemiyorlarsa basarili olmus veya basari sozu veren insanlarin peslerine takilmamali ve kendi yollarini bulmali. Burada bahsettigim sadece sosyal medyadaki ustadlar da degil. Cok guvendiginiz bir arkadasinizin bile tasarruf ve yatirim yontemi, risk algisi ve psikolojisi sizinkinden farkli olacagi icin onun yatirim yontemi sizinkine uymayabilir. O yuzden yatirima devam etmek ve bunu yillarca surdurebilmek icin kendi yatirim yonteminizi bulup benimsemelisiniz. Eger arastirmaya, okumaya vakit harcamak istemiyorsaniz da yatirim fonlari, eurobond, altin, gayrimenkul gibi arastirmasi surekli olmayan araclara yonelebilirsiniz. Sonucta finansal ozgurlugun tek yolu yok ve bence herkes kendi yolunu bulmali.

Sabit Gelirli : Bu röportajınız sayesinde oluşturmuş olduğumuz bu güzel topluluk etrafına sizlerin de paylaşımı ile daha da fazla faydalı ve örnek oldu. Bunun için size çok teşekkür ederim. Umarım okuyan arkadaşlarımız da aynı yollardan geçerken sizden edindikleri bu tecrübe paylaşımları ile daha kolay atlatacaklardır. Saygılar.

Eğer “benim de söyleyeceklerim var” diyorsanız twitter üzerinden dm veya mail yoluyla ulşabilirsiniz. Gönderdiğiniz metni burada yayınlayacağımı sizlere temin ederim.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Saygılar.

Sabit Gelirli

Blogu Takip Etmeyi Unutmayın!